Milletler, yalnızca siyasi teşkilatlanma ile değil; ahlâk, inanç ve irfan temelli bir manevî omurga üzerinde kalıcı medeniyetler kurarlar.
Türk-İslam tarihinin bu omurgasını inşa eden en müstesna isimlerden biri, hiç şüphesiz PİR-İ TÜRKİSTAN HOCA AHMET YESEVİ’dir.
O,Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan bir manevî yürüyüşün öncüsü,Türk Dünyasının İslam’la kurduğu sahih ilişkinin mimarıdır.
YESİ (Türkistan) merkezli irfan hareketiyle Hoca Ahmet Yesevi, İslam’ın evrensel mesajını Türk milletinin dili, kültürü ve töresiyle buluşturmuştur.
Onun irşadı, şekilci bir din anlayışına değil,ahlâkı merkeze alan, insanı yücelten ve toplumu dönüştüren bir hikmete dayanır.
Bu yaklaşım, Türklerin İslam’ı bir medeniyet projesi olarak benimsemesinin temel gerekçesidir.
Yesevî öğretisinin ayırt edici yönü, ilmi halktan koparmamış,Arapça ve Farsça yerine Türkçe hikmetlerle konuşmuş, böylece İslam’ı elit bir zümrenin değil, milletin tamamının hayatına taşımıştır.
Bu tercih, yalnızca pedagojik bir kolaylık değil, milli kimliği koruyarak İslamlaşmayı mümkün kılan stratejik bir tercihtir.
Neticede Yesevî dervişleri, Türkistan bozkırlarından Anadolu’nun,Balkanların uç bölgelerine kadar uzanarak gönülleri fethetmiş,fetihleri ahlâkla, irfanla ve adaletle tahkim etmiştir.
Bu manevî kuruculuk, devlet ve toplum arasındaki dengeyi de beslemiştir. Yesevî geleneği, iktidarı kutsallaştırmayan; fakat adalet, sorumluluk ve kul hakkı bilinciyle sınırlayan bir anlayış üretmiştir.
Böylece Türk-İslam devlet geleneğinde, gücün meşruiyeti ahlâkî temele bağlanmış; siyaset, hikmetten kopmadığı ölçüde değer kazanmış ve bu çizgi, Anadolu’da Ahilikten-Bektaşiliğe uzanan geniş bir irfan coğrafyasını mümkün kılmıştır.
Türk-İslam medeniyetinin manevî kurucu aklı Hoca Ahmet Yesevi,bir mutasavvıf olmasının yanı sıra Türk-İslam medeniyetinin de manevî kurucu aklıdır.
Onu anmak, geçmişe methiye düzmekten ibaret değildir; bugün karşı karşıya olduğumuz kimlik, değer ve toplumsal bütünlük sorunlarına sahih cevaplar aramaktır.
Yesevî’nin mirası, din ile kültürü,ahlâk ile siyaseti, millet ile medeniyeti aynı potada buluşturan bir istikamet sunmaktadır.
Doğum ve ölüm tarihi kesin olarak bilinmeyen,PİR-İ TÜRKİSTAN HOCA AHMET YESEVİ’yi rahmet, minnet ve hürmetle anarken,onun hikmet merkezli öğretisinin, Türk dünyasının birlik ve dirliğine bugün de rehberlik etmeye devam ettiğini bir kez daha hatırlatıyor,Allah rızası ve aziz ruhu için Fatiha’larınızı istirham ediyoruz.
Yalçın Topçu
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı