14710,86%-0,39
43,03% 0,02
50,33% 0,03
6155,83% -0,97
10167,41% 0,08
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Yunanistanlı kendini bilmez haddini bilmez bir gazeteci 'Erdoğan’ı da böyle götürecekler.’ Orada dur. Değil Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını, Cumhurbaşkanlığı sarayının önünden, bir vatandaşımızı alıp da götürmeye cesareti olan varsa hodri meydan. O kadar değil" dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, 2026 yılının ilk grup toplantısında olduklarını hatırlatarak, "2025 yılı ülkemiz ve milletimiz için çok zor bir yıl oldu. Ancak 2025’i bütün acılarıyla, bütün haksızlıklarıyla, adaletsizlikleriyle, bütün yaşattıklarıyla geride bıraktığımızı ümit ediyor, yeni yıla yeni umutlar ve yeni inançlarla giriyoruz. Bir kez daha 86 milyon yurttaşımızın yeni yılını kutlarken her biri için sağlık, huzur, refah ve adalet diliyoruz. İçinde bulunduğumuz bu zorlu şartlarda, bu zorlu günlerde hiçbiriniz yalnız değilsiniz. Her şeyin var bir çaresi, onun da adı Cumhuriyet Halk Partisi demek istiyorum" diye konuştu.
‘YIKACAĞIZ BU DÜZENİ’
Ekonomik açıdan çok zor geçecek bir yıla girdiklerini vurgulayan Özel, "Saniyede 500 bin lira vergi ödeyeceğiz. Kim ödeyecek vergiyi? 100 liralık verginin 64 lirasını dolaylı vergilerle, yani fabrikatör ile fabrikanın kapıcısını ayırmayan, multimilyarder ile asgari ücretliyi ayırmayan vergilerle hepimiz ödeyeceğiz. Elektrik, doğal gaz harcarken, süt, ayakkabı alırken, çocuğumuza hırka, gocuk alırken, gelirimize bakmadan aynı vergiyi ödeyeceğiz. Yüzde 64. Sonra? Bir de yüzde 24’lük bir dilim var. Onu da maaşı çekmeden, maaş eline değmeden, maaşından gelir vergisi kesilenler ödeyecek. Yani beyaz yakalılar, mavi yakalılar, işçiler, emekliler. Geriye ne kalıyor? Yüzde 12. Onun yüzde 1’i gayrimenkul sahiplerinden alınan diğer vergiler. Yüzde 11, Türkiye’de yapılan tüm ticaretten, imalattan, ihracattan, hizmet sektöründen para kazananların verecekleri kurumlar vergisi. Yüzde 88’ini orta direk ve yoksullardan alan, verginin sadece yüzde 11’ini, vermesi gerekenden alan bu düzenin adı; AK Parti’nin kara düzenidir. İktidarımızın ilk yılında yıkacağız bu düzeni" diye konuştu.
‘EMEKLİLER SEFALET MAAŞINA MUHTAÇ EDİLDİ'
Tarihte ilk kez asgari ücretin ilan edildiği gün açlık sınırının altıda olduğunu belirten Özel, “Seçimden önce ‘Yılda 2-3 kez düzenleriz’ diyorlardı. Seçimden sonra asgari ücrete yıl içinde hiç dokunmadılar. 28 bin lira vermeyi kafaya koydu. Peki, en düşük emekli maaşı? 18 bin 975 lira. 19 bin lira bile değil. Bu rakamı artıracaklarını söylemesini dün bekledi herkes. Döndü ve baktı. Erdoğan’ın ağzını bu konuda bıçak açmadı. Bugün ev kirasının zam oranı yüzde 34. Emeklinin zam oranı yüzde 12’dir. Market poşetine yüzde 100 zam yapanlar emekliye yüzde 12 zam yaptılar. Köprü ve otoyollara ‘Az yaptık’ deyip, yüzde 25 zam yapanlar, emekliye yüzde 12’lik zammı layık gördüler. 18 bin 975 lira ilan edildiği gün açlık sınırının üçte ikisindedir. İlan edildiği gün neredeyse yüzde 65’indedir asgari ücretin. AK Parti iktidara gelmeden önce en düşük emekli maaşı, 1,5 asgari ücret alıyordu. Yani emekliye hiç ilişmeseler, hiç çelme takmasalar, hiç yakalarına yapışmasalar, 1,5 asgari ücret verseler, bugünkü itiraz ettiğimiz, yetmeyen asgari ücret üzerinden yine emekliye 42 bin lira para vermeleri gerekir. Ama emekliye 19 bin lira veriyorlar, 18 bin 975 lira. Emekliler tarihlerinin en kötü değil, artık en dayanılamaz, katlanılamaz sefalet maaşına muhtaç edildiler” açıklamasında bulundu.

‘160 MİLYAR DOLAR KAYNAĞIMIZ DARBEYE GİTTİ’
Özel, bir yönetimde çarkın ilk dişlisinin adalet olduğunu vurgulayarak, “Adalet olmazsa refah da olmaz, zenginlik de olmaz. Bakın 2025’in enflasyon hedefi yüzde 17’ydi. Yılsonunda yüzde 31’le bitti. Ne oldu 2025’te? Büyük bir felaket mi oldu? Deprem mi oldu? Meteor mu düştü? Savaşa mı girdik, işgale mi uğradık? Ne yaptık, ne oldu da bu hale geldi memleket? 19 Mart’ta, bir yıl önce 31 Mart’ta partisi ile ilk kez seçim kaybeden birinin hazımsızlığı yüzünden ve seçim kazandığında baş tacı yaptığı milli iradeyi küçük gören, ‘Onlar karar veremez İstanbul’u kimin yöneteceğine, ben veririm. Binali yönetsin dedim. ‘Olmaz’ dediler. Murat Kurum dedim, ‘Evine dönsün’ dediler’ deyip, bu iradeyi hiçe sayan birisinin, Cumhuriyetimizin bir sonraki Cumhurbaşkanına, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir sonraki iktidarına, mevcut gücüyle haksızca kullandığı, bağımsız olması gereken yargı üzerindeki talimatlarıyla bir sivil darbe girişimi oldu. O günden sonra 160 milyar dolar kaynağımız darbeye gitti. Bugün emeklilere ‘Gel para ver’ dediğimizde bulamadığı para, 19 Mart’ta yanan paradır. ‘Asgari ücreti artır, ama esnafa yük olmasın. Esnafın SGK desteklemesi bin lira olmaz 10 bin lira yapalım küçük esnafa’ dediğimizde bulamadığı kaynak, 19 Mart’tan sonraki süreçte yaktığı paradır” dedi.

‘DÜNYAYI TEHDİT EDEN HAYDUTLUĞUN ORTASINDAYIZ’
Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşinin kötü muameleyle gözaltına alındığını ifade eden Özel, “Tüm dünya düzenini tehdit eden bir haydutluğun maalesef tam ortasındayız. Daha sözün en başından söylüyorum. Dünya bu haydutluğa karşı ortak bir tavır almak durumundadır. Bu çıldırmışlık haline karşı durmalıdır. Dünya şimdi susarsa daha sonra dünya savaşlarından sonra dizini dövdüğü gibi dizini dövecektir. Trump düzeni, Amerika’nın düzeni, dünyanın düzeni olamaz. Birleşmiş Milletler sistemi yok sayılamaz. Birleşmiş Milletler niye var? Ne zaman kuruldu? İçindeyiz, 51 ülke Birleşmiş Milletler’in. 2’nci Dünya Savaşı’ndan sonra 3’üncü Dünya Savaşı olmasın, bir daha dünya savaşları olmasın diye kuruldu. Anlaşmazlık hep beraber görüşülsün, bir müdahale, bir uyarı yapılacaksa hep birlikte yapılsın. Bir devlet bir başka devletin içişlerine karışmasın. Bir devlet bir başka devletin toprak bütünlüğüne göz koymasın. İşgal edemesin. Yönetimine karışamasın. O ülkeyi o ülkedekilerin istedikleri yönetsin diye. Ve sınırlar artık korunsun, sınırlar dünyada değişmesin diye kuruldu. İşine geldi mi Birleşmiş Milletler’de olacaksın. İşine geldi mi bir gece kalkıp gidip başka bir ülkede yataktan o ülkenin cumhurbaşkanını, başkanını alacaksın. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yoktur. Nasıl Trump ‘Gazze’ye gideceğim, oraya oteller yapacağım’ dediğinde ve İsrail’e her türlü desteği verdiğinde, Netenyahu’yu savaş kahramanı ilan ettiğinde, birileri susarken susmadıysak bu mevzuda da ilk andan itibaren susmadık" dedi.

'NE DEDİN TRUMP'A'
Özel, "Trump’ın yanında senatör söylüyor, Trump da kafa sallıyor; ‘Maduro’ya bir çıkış yolu verdik. Türkiye’ye git dedi Trump’ diyor. Trump da böyle başını sallıyor. ‘Gitmedi’ diyor, ‘Şimdi New York’ta.’ Trump ‘Türkiye’ye git’ derken Erdoğan’a ‘Maduro kabul ederse onu Türkiye’ye yollayayım, ona burada bakar mısın?’ diye sordu mu, sormadı mı? Sen bunu biliyor muydun, bilmiyor muydun? Eğer biliyordun da ‘Olur’ dediysen buna nasıl olur dedin? Niye ‘Olur’ dedin? Demedin mi ‘Yahu kardeşim Maduro benim. Seçilmiş bir adam. Orada duruyor. ‘Dik dur, eğilme, kardeşin seninle’ diyordum ona. Nasıl ‘Paketleyin, getirin, biz burada bakarız’ diyorsun? Ne dedin ona? ‘Çorum’da bir yer ayarlarız, Çorum’u iyi biliyor. Bir bağlantısı var, Çorum’da bir çiftlikte oturturuz’ mu dedin Maduro’yu? Yok demediysen, bilmiyorsan ‘Bilmiyorum’ de. O zaman Trump‘a dönüp de ‘Sen kim oluyorsun da benim memleketime, benim egemenliğimde olan yere kendince başka ülkeden birini alıp getirip yerleştiriyorsun? Bu ülkeyi ben mi yönetiyorum, sen mi yönetiyorsun?’ diyemedin mi, diyemeyecek misin” dedi.
‘HODRİ MEYDAN'
Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a en ağır eleştirileri yaptıklarını belirterek, “Onu iktidardan indirmek için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Ama dışarıdan da birileri çıkmış bu Maduro’nun görüntüsünü yapay zeka ile bir Erdoğan fotoğrafı, Yunanistanlı kendini bilmez, haddini bilmez bir gazeteci ‘Efendim Erdoğan’ı da böyle götürecekler.’ Orada dur. Değil Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını, Cumhurbaşkanlığı sarayının önünden, bir vatandaşımızı alıp da götürmeye cesareti olan varsa hodri meydan. O kadar değil. 15 Temmuz’da Amerika destekli FETÖ operasyonuyla kendi besledikleri, büyüttükleri, şımarttıkları darbeye kalkıştı. İlk telefonu bu kardeşiniz açtı Meclis Başkanına. ‘Açın Meclis’i direneceğiz darbeye’ dedim. ‘Biz sandığı getiren partiyiz, sandığı kimseye kaptırmayız’ dedim. ‘Sandıktan kim çıkıyorsa o çıkacak, millet ne diyorsa o olacak’ dedim” ifadelerini kullandı.
'KIRILGANLIKLAR, GERGİNLİKLER TEHDİTTİR'
Özel, “Maduro ülkesinde adil bir rekabet sağlasaydı, halkına adaletli davransaydı halk ona sahip çıkacaktı. Maduro örneği, hepimize şunu hatırlatmalıdır; kırılganlıklar, tartışmalar, gerginlikler, bir ülkenin iç cephesini zayıflatmaya yönelik yapılan her şey o ülkedeki herkes için tehdittir. Artık içeride kavgayı terk etmenin, kutuplaşmayı bitirmenin, toplumsal barışı sağlamanın, milletin gelecek kaygılarını azaltmanın zamanıdır. Sayın Erdoğan iktidarda kalmak için gerginlik, iktidarda kalmak için kutuplaşma, iktidarda kalmak için hakkı olmadığı halde haksız rekabet ve üzerimize şiddet uygulamaktadır. Bu sayede yokluk, yoksulluk, işsizlik, güvencesizlik konuşulmasın istemektedir. Biz kendisinin zulmüne direnmeye, onun karşısında asla baş eğmemeye, gerekirse baş vermeye ama baş eğmemeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.
‘BİZ İKTİDARA YÜRÜYORUZ’
Belediye başkanlarının ve cumhurbaşkanı adaylarının içeride olduğunu söyleyen Özel, “Asliye Hukuk Mahkemesi’nden kayyım atamaya kalkıyorlar partiye. Direniyoruz diye kapatma davaları açmışlar bize. Biz bu mücadeleyi bir yandan veririz. Ama 2026 yılı Türkiye’deki bütün mağdur ve mazlumların duyduğumuz sesini duyuracağımız değil; onlarla birlikte mücadeleyi başlatacağımız, iktidara yürüyeceğimiz, onların da her birimizin hep birlikte çok daha zengin, çok daha mutlu, çok daha sağlıklı, çok daha huzurlu olduğu bir Türkiye’yi hep beraber inşa edeceğiz. Kavga edenler, zulmedenler, hukuk tanımayanlar, sandıktan korkanlar bir yanda kalsın. Biz iktidara yürüyoruz. Mücadeleden bir santim eğilmeyeceğiz. Ama milletle muhabbette de sonuna kadar ilerleyeceğiz. 2026’nın yepyeni bir başlangıç yılı olmasını ümit ettik" dedi.