-
BIST 100
15934,52%-1,18
-
DOLAR
44,36% 0,05
-
EURO
51,38% 0,14
-
GRAM ALTIN
6360,37% -0,98
-
Ç. ALTIN
10614,40% -3,08
Bel ağrısı toplumda çoğu zaman bel fıtığıyla eş anlamlı görülse de uzmanlara göre her ağrının altında yapısal bir sorun yatmıyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Gerontoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Nursel Öziri, bel ağrılarının büyük bölümünün yaşam tarzı, kas dengesi ve günlük alışkanlıklarla ilişkili olduğunu vurgulayarak, gereksiz hareketsizlik ve yanlış egzersizlerin iyileşme sürecini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

Bel ağrısı toplumda yaygın, ancak yanlış biliniyor
Günümüzde her yaş grubunda sık görülen bel ağrısı, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Araştırmalar, bireylerin yaşamları boyunca bel ağrısı yaşama oranının yüzde 70’in üzerinde olduğunu ortaya koyuyor. Buna rağmen toplumda bel ağrısı çoğu zaman doğrudan bel fıtığıyla ilişkilendiriliyor. Oysa bilimsel veriler, bel ağrılarının büyük bölümünün “spesifik olmayan bel ağrısı” olarak tanımlandığını ve tek bir yapısal nedene bağlanamadığını gösteriyor.
Dr. Öğr. Üyesi Nursel Öziri, kas-iskelet sistemi sorunları, hareketsiz yaşam, stres, uyku düzeni ve fiziksel kondisyon gibi birçok faktörün bel ağrısının oluşumunda birlikte rol oynadığını belirtiyor. Bel fıtığının ise genellikle bacağa yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve kas gücünde azalma gibi sinir kökü bulgularıyla kendini gösterdiğini ifade ediyor.
MR sonucu her zaman ağrının nedeni değildir
Görüntüleme yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bel ağrısı yaşayan birçok kişiye MR çekildiğini belirten Öziri, MR raporlarında görülen her fıtık bulgusunun ağrının kaynağı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Yapılan çalışmaların, hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde bile disk taşması ve dejeneratif değişikliklerin görülebildiğini ortaya koyduğunu belirten Öziri, tanının yalnızca görüntüleme ile değil klinik değerlendirme ile konulması gerektiğini ifade ediyor.
Hareketten kaçınmak iyileşmeyi geciktiriyor
Toplumda yaygın olan “ağrı varsa hareket edilmemeli” düşüncesinin yanlış olduğuna dikkat çeken Öziri, kontrollü ve doğru planlanmış hareketin iyileşme sürecini desteklediğini söylüyor. Karın, bel ve kalça çevresini kapsayan core kaslarının güçlendirilmesinin omurga stabilitesini artırdığını belirten Öziri, fizyoterapist eşliğinde uygulanan klinik pilates temelli egzersizlerin bel ağrısının azaltılmasında etkili olduğunu ifade ediyor. Günlük yaşamda doğru postür alışkanlıklarının kazanılması da bel sağlığının korunmasında kritik rol oynuyor. Uzun süre oturmak, telefona eğilerek bakmak ve ergonomik olmayan çalışma koşulları omurga üzerindeki yükü artırıyor.
Bel kıtlatma geçici rahatlama sağlayabilir
Sosyal medyada sıkça karşılaşılan manuel manipülasyon uygulamalarının bazı kişilerde kısa süreli rahatlama sağlayabileceğini belirten Öziri, bu yöntemlerin tek başına kalıcı çözüm olmadığını ve mutlaka uzman fizyoterapistler tarafından uygulanması gerektiğini vurguluyor. Kalıcı iyileşmenin egzersiz ve rehabilitasyon programlarıyla mümkün olduğunu ifade ediyor.
Her egzersiz herkese uygun değil
Her bireyin kas yapısı, hareket kapasitesi ve yaşam koşullarının farklı olduğuna dikkat çeken Öziri, standart egzersiz programlarının herkeste aynı sonucu vermediğini belirtiyor. Bel ağrısı yaşayan bireylerin doğrudan genel spor programlarına yönelmesinin riskli olabileceğini ifade eden Öziri, fizyoterapistlerin bireyi bütüncül olarak değerlendirerek kişiye özel rehabilitasyon programı oluşturmasının önemine işaret ediyor. Bel ağrılarının visseral, somatik ya da mekanik nedenlerle ortaya çıkabileceğini, bu nedenle değerlendirme sürecinin fiziksel olduğu kadar psikososyal faktörleri de kapsaması gerektiğini belirtiyor.
Bu belirtiler varsa gecikmeden doktora başvurulmalı
İdrar veya dışkı kontrolünde bozulma, ilerleyici bacak güçsüzlüğü, parmak ucu ya da topukta yürüyememe, travma sonrası gelişen ağrı, gece artan veya gün içinde hiç azalmayan ağrı gibi durumlarda vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği vurgulanıyor.
Sağlıkçılardan Avrupa Parlamentosu’na tepki: Göç denetiminin bir aracı olmayı reddediyoruz
Bakan Işıkhan: Gençliğe yapılan yatırım, geleceğe yapılan en değerli yatırımdır
Prof. Dr. Çağın: Bağırsak sağlığı ihmal edilmemeli
Öğretmenlerin alan değişikliğine bağlı yer değiştirme işlemleri için takvim belli oldu
YDS/1 sınavı giriş belgeleri yayımlandı
Merkez Bankası rezervleri 177,5 milyar dolara geriledi
Millî Eğitim Akademisi hazırlık eğitimi programı kesin kayıt sonuçları açıklandı
Malatya'da uyuşturucu operasyonu : 2 gözaltı
Malatya'nın geleceğini ortak akıl şekillendiriyor
Aksa Doğalgaz Mobil, uygulama mağazalarında yayınlandı: Tüm işlemler tek ekranda
TEB’den kadın liderliğindeki işletmelere 50 milyon Euro’luk finansman desteği
Öğrencilerle bir araya gelen Başkan Geçit : "Hedefiniz olsun, çok çalışın"
Karadeniz’de Türkiye tankerine İHA isabet etti
Bakan Uraloğlu’ndan Karadeniz'de vurulan tankere ilişkin açıklama
Bakan Fidan: Türkiye dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır
Şanlıurfa'da sağanak etkili oldu: 4 ilçede okullar tatil edildi
Altın fiyatları yükselişte
Şanlıurfa'da tarihi geçmiş 50 ton tavuk eti ele geçirildi
Motorine büyük indirim geliyor
İran'ın "yeraltı füze metrosu" caydırıcı gücünü gösteriyor
Yeşilay'dan uyarı: Artan kumar bağımlılığı toplum sağlığını tehdit ediyor
Brent petrol varili 100 doları aştı
II. MTÜ Ar-Ge Proje Pazarı Başlıyor
Başkan Akgün Kanal 23'te 'Melisa İle Yaşama Dair' Programına Konuk Olacak.
Ormanların Ekonomik Gücüne Dikkat Çekildi
Keskin : Ağır trafik cezaları vatandaşın en büyük sorunu haline geldi
Başkan Kılıç : Şehit derneklerini konteynere mahkum etmek büyük ayıptır
Malatya'da düzenlenen 22 Mart Dünya Su Günü Yarışması Sonuçlandı
Kalp krizi riski diş etinden başlayabilir
Kedi dışkısıyla yayılan Toksoplazma Gondii enfeksiyonu gözlerde geri dönülmez hasar bırakabiliyor
Yükleniyor







