Eğitim Bir-Sen Malatya 1 Nolu Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, İstanbul Çekmeköy'de yaşanan öğretmen cinayetinin münferit değil, büyüyen bir toplumsal sorun olduğunu belirterek eğitimcilere yönelik şiddetin artık iş ve iç güvenlik meselesine dönüştüğünü vurguladı.
Eğitim Bir-Sen Malatya 1 Nolu Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, İstanbul'un Çekmeköy ilçesinde bıçaklanarak öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik ile ilgili açıklama yaptı.
Söylemez, yaşanan olayın eğitim camiasını derinden sarstığını belirterek, "Bugün burada kelimelerin tükendiği, hangi cümleyi kursak acımızı dindirmeye yetmeyeceği bir anı yaşıyoruz. Bir öğretmenin iyi bir insan, milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı tarif edilemez boyuta taşımıştır. Eğitim sistemimizi nasıl daha verimli ve başarılı kılarız, eğitim çalışanlarının sorunlarına nasıl çözüm getirebiliriz düşüncesiyle çaba sarf eden eğitimciler olarak hazin bir cinayet haberiyle daha derinden sarsılmış bulunuyoruz." dedi.
"Bir öğretmenimiz hayatını kaybetti, iki kişi yaralı"
Fatma Nur Çelik'in hayatını kaybettiğini, bir öğretmen ile bir öğrencinin ise hastanede tedavisinin sürdüğünü aktaran Söylemez, "Öğretmenimiz vefat etmiş; bir diğer öğretmenimiz ile bir öğrencimizin hastanede tedavileri devam etmektedir. Meslektaşımıza Allah'tan rahmet, ailesine ve bütün eğitim camiamıza başsağlığı; yaralı öğretmenimiz ile öğrencimize acil şifalar diliyoruz." ifadelerini kullandı.
"Şiddet münferit olmaktan çıktı"
Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin münferit olmaktan çıktığını savunan Söylemez, "Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıkmış, yaygın bir toplumsal sorun haline gelmiş ve toplumun geleceği açısından vazgeçilmez olan eğitim-öğretim hizmetinin yürütülmesini sekteye uğratacak dereceye varmıştır. Öğretmenlerimize yönelen şiddet, eğitimcilerimizin canına kast edilmesi, eğitimin can güvenliği kaygısına teslim edilmesi; kabulü ve tahammülü mümkün olmayan bir sorun alanına dönüşmüştür." diye konuştu.
"Eğitimciye şiddet iş güvenliği sorunu haline geldi"
Şiddetin toplumsal bir çürüme göstergesi olduğunu belirten Söylemez, "Eğitimciye yönelen şiddet, bir toplumsal çürüme belirtisidir. Yaşadığımız bu olay, eğitimciye karşı şiddetin ne ilk örneğidir ne de son örneği olacaktır. Eğitimciye yönelen şiddetin vaka-i âdiyeden bir hâle geldiği, eğitim çağındaki çocukların şiddetin faili haline geldiği bir dönemdeyiz. Eğitimciye şiddet ne yazık ki bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür." dedi.
"Çocuk suçluluğunun arka planı ailede"
Çocuk suçluluğunun arka planına dikkat çeken Söylemez, "Çocuk suçluluğunun; çocuğun aile başta olmak üzere içinde bulunduğu sosyal çevrede, ruhsal, psikolojik ve ahlaki gelişimi için gerekli ilgi, sevgi, şefkat, eğitim ve disiplini alamamasının sonucu olduğu gözetilmelidir. Çocuğun kişiliğini, karakterini, değerlerini ve ahlaki yargılarını her şeyden önce ailesi içinde aldığı eğitimle kazanacağı unutulmamalıdır. Aile içindeki düzensizlik, ilgisizlik, sevgisizlik ve değersizlik; topluma, okula ve çevreye suç olarak yansıyacaktır." ifadelerini kullandı.
"Yetişkin ve aile eğitimine de ağırlık vermeliyiz"
Şiddetin önlenmesi için aile ve yetişkin eğitimine de ağırlık verilmesi gerektiğini kaydeden Söylemez, "Cehalete dayanan şiddeti veya şiddete dayanan cehaleti ortadan kaldırmak için çocuk ve genç eğitiminin yanı sıra yetişkin ve aile eğitimine de ağırlık vermeliyiz. Suçun faili olan çocuğun yanında ailenin de sorumluluğu gözetilmelidir. Göz göre göre gelen soruna gözümüzü kapayarak çözüm bulamayız." dedi.
"Devletin koruma yükümlülüğü var"
Devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğüne dikkat çeken Söylemez, "Uluslararası hukuk ve anayasada ifadesini bulan yaşam hakkı ilkesi çerçevesinde devlet; kasıtlı ve hukuksuz şekilde ölüme, yaralanmaya ve zarara sebebiyet verilmesini önlemekle, kendi hukukuna tabi kişilerin yaşamlarını korumak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Caydırıcı yasal zemin ve idari koşulların tesis edilmesi, ihlalleri önleyici ve cezalandırıcı mekanizmaların geliştirilmesi, okul güvenliğinin sağlanması ve eğitim kamu hizmetinde güvenli çalışma ortamının oluşturulması hukuk devleti olmanın gereğidir." değerlendirmesinde bulundu.
"Eğitimciler korumasız bırakılmamalı"
Söylemez, açıklamasının sonunda eğitimcilerin korunması gerektiğini vurgulayarak, "Eğitimciler her türlü şiddet ve saldırı karşısında savunmasız ve korumasız bırakılmamalı; yaptıkları işin onuruna, önemine ve ağırlığına uygun hayat, çalışma ve güvenlik şartları sağlanmalıdır." ifadelerine yer verdi. (İLKHA)