Tarih: 20.01.2026 19:41

Özgür Özel: Emekliye sahip çıkacağız

Facebook Twitter Linked-in

 

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, en düşük emekli maaşıyla ilgili, "Sayın Devlet Bahçeli önergesini versin, onun önergesini geçirelim. Değerli büyüğümüz, emeklilere bir büyüklük yapsın. İki elimizle birden destek verelim Devlet Bey. Devlet Bey siz burada bir büyüklük yapın Cumhuriyet Halk Partisi kayıtsız, şartsız destek versin. Emekliye sahip çıkacağız" dedi.

CHP lideri Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, hafta sonu deprem bölgesi Hatay'da olduklarını hatırlatarak, "Özetle durum şu; Sayın Erdoğan'ın deprem bölgesiyle ilgili şöyle bir muradı var; deprem bölgesinde tüm sorunlar çözülmüş, tüm sıkıntılar bitmiş, herkesin keyfi yerindeymiş. Kimsenin derdi, tasası, endişesi, isyanı yokmuş ve buna bölge ses çıkarmasın, geri kalan 70 il de buna inansın. Bu da Erdoğan'ın hanesine olumlu yazsın. Bütün hesap bu. Yapılanları, taş üstüne taş koyanları takdir etmek lazım. Ama öyle bir dil tutturuyor ki 'kendileri her şeyi tam yapmış ve kendileri dışında kimse de deprem bölgesine gitmemiş.' Hatta utanmadan, sıkılmadan açık açık şunları söyledi; dedi ki 'Muhalefet enkazda yoktu. İnşa aşamasında yoktu. Taş üstüne taş koymadılar. Deprem turisti olarak geldiler. Bir gittiler ve Hatay'a, deprem bölgesine uğramadılar.' İsyanın en büyük sebeplerinden bir tanesi de bu. Madem yaptığımızı inkar ediyorlar, madem Hatay bu kadar isyan ediyor. Ben Hatay'a gidene kadar infialin bu boyutta olduğunu bilmiyordum. Herkes 'Yapmadıklarını yapmış gibi gösteriyorlar, sizin yaptığınızı inkar ediyorlar' diyor. Onun için Sayın Erdoğan eğer yüreği yetiyorsa, 6 Şubat günü istiyorsa Hatay'ı birlikte dolaşalım. 'Ben varım' desin, birlikte gidelim. Sayın Erdoğan'a söylüyorum. Oradaki törene bir şey yok. İttifak ortağınla birlikte Osmaniye'deki töreni yap. Ardından gel, birlikte gidelim, Hatay'ın sokaklarını gezelim. Ben sana Hatay'a ne yaptığımızı ya da 10 ilde ne yaptığımızı anlatayım. Sen de milletin gözünün içine bak, inkar et bakalım" dedi.

'KARTALKAYA DAVASI CHP'NİN ONUR DAVASIDIR'

Yarın Bolu Kartalkaya'daki otel yangının yıl dönümü olduğunu hatırlatan Özel, "Kartalkaya'da 36'sı çocuk, 78 kişi feci şekilde yanarak hayatını kaybetti. O günden bugüne hepimizin yüreği yanmaya devam ediyor. Ama hiç şüphesiz adalet bekleyen ailelerin yüreği yanıyor. Kayıplara bir kez daha Allah'tan rahmet, acılı ailelerine sabır diliyoruz. Tabii bu bir kaza değil, denetimsizlik ve ihmalin ağır bir sonucu. Giden canların hesabının sorulması, bir daha aynı acıların yaşanmaması için tam olarak adaletin tesis edilmesi gerekiyor. Bir yıl boyunca bu konuda samimiyetle uğraştık, takip ettik, takip etmeye de devam ediyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerine soruşturma izni vermediler. Peki kim korunuyor? Baş sorumlu korunuyor. Kim tarafından? En baş sorumlu tarafından; 'Benim, ben' diyen kişi, o Kültür ve Turizm Bakanı'nı atayan kişi, o mürekkebin sahibi, dolma kalemin sahibi. Böyle etrafında dönen kamerayla böyle bakan atamalarını yapan kişi; sorumluluğu kendi de üstlenmiyor, o bakana hesap vermesini sağlayacak ne yüce divan yolunu açıyorlar ne görevden alıyorlar. Buradan açıkça söylüyoruz; Kartalkaya davasında son sorumlu yargılanıp cezasını alana kadar Kartalkaya davası Cumhuriyet Halk Partisi'nin onur davasıdır. Sonuna kadar takip edeceğiz" diye konuştu.

 

 

'BAHÇELİ ÖNERGESİNİ VERSİN, ONUN ÖNERGESİNİ GEÇİRELİM'

En düşük emekli aylığına ilişkin Özel, "Bu süreç zarfında çok umut verici bir gelişme oldu. Sayın Devlet Bahçeli çıktı ve dedi ki; 'Emeklilere verilen bu ücret, sefalet ücretidir.' Vallahi biz 'Bak Devlet Bahçeli sefalet ücreti dedi, işte koalisyon çatırdıyor, ittifak çöküyor' falan demedik. Dedik ki; 'Bu bir fırsat. Farklı görüşlerimiz olabilir. Ama ilk kez CHP, DEM, Yeni Yol ve MHP'nin milletvekillerini topladığımızda emekliler azınlıkta değil çoğunlukta. Biz azınlıktayız. Ama emekliler çoğunlukta. Herkes sözünü tutarsa' dedik. Ve hem bütün gruplarla görüştük hem de bu konuda en yapıcı diyaloglarla emekliler için bu işi nasıl sağlarız onu konuştuk. MHP'den de bu konuda bir yanıt bekliyorduk. Yanıt Sayın Bahçeli'den bugün geldi. Efendim en düşük emekli maaşı konusunda Cumhur İttifakı'nın içine nifak sokuyormuşum. Ne yapacakmış; Cumhuriyet Halk Partisi'nin iyileştirme önergesine oy vermeyecekmiş. Eyvallah. Hiçbir itirazım yok. Biz kendi önergemizi vereceğiz, oy veren arkadaşlarla birlikte oy veririz. DEM iyileştirme önergesi verir, ona da oy veririz. Yeni Yol'un önergesi olur, ona da oy veririz. Hepimiz ortaklaşırız, ona da oy veririz. Açık net söylüyorum; Sayın Devlet Bahçeli önergesini versin, onun önergesini geçirelim. Buyursun. Değerli büyüğümüz, emeklilere bir büyüklük yapsın. İki elimizle birden destek verelim Devlet Bey. Devlet Bey siz burada bir büyüklük yapın Cumhuriyet Halk Partisi kayıtsız, şartsız destek versin. Bu kara düzeni değiştireceğiz Devlet Bey. Bitiyor bu kara düzen. Herkes tarafını yeniden belirleyecek. AK Parti'nin kara düzenine destek veren, AK Parti ile birlikte tarihin kara deliğine gider. Devlet aklı ne diyor bu konuda bilmem. Millet aklı bunu diyor. Emekliye sahip çıkacağız" ifadelerini kullandı.

'7 MİLYON KUMAR BAĞIMLISI VAR'

Ülkede geçim sıkıntısı ve hayat pahalılığının yanı sıra giderek yaygınlaşan, toplumu çürüten ağır sorunlar olduğunu söyleyen Özel, "Bunlar; uyuşturucu, kumar ve çocuklarımıza, onların ve hepimizin hayatına kasteden suç çeteleri. Yeşilay'a göre ki raporları var; 7 milyon kumar bağımlısı var Türkiye'de. Uyuşturucu bağımlısı sayısından fazla. 2026 yılına gelirken ciddi bir anket firmasının anketi bizde de var. İsteyen basın mensubuna hemen atarız. 'Yeni yılda ne yapmaya karar verdiniz?' diyor yılbaşı gecesi. Yüzde 76'sı 'Daha dikkatli harcama yapmaya' demiş. Belli ki borç içinde. Bu tarafı da çok kritik; yüzde 11'i kumardan, bahisten kurtulmaya karar vermiş. Yani 100 kişiden 11'i 'Oynuyorum, kurtulamıyorum. Niyetim var kurtulmaya' demiş. Bir de niyet etmeyenler ve oynayanlar var. 7 milyon kumar bağımlısı var. Yuvalar dağılıyor, insanlar bu illet yüzünden canına kıyıyor. En hazini nedir, biliyor musunuz? Terör Gazisi Ferdi Çatal, Kayseri'de bir otobüs durağında patlayan bombayla bir bacağını kaybetmişti. Gazi o günden bugüne devlete emanet, millete emanet. O bombanın öldüremediği, bacağını bıraktığı otobüs durağında hayatına kıydı. Geriye bıraktığı notta da sanal bahis ve kumara düştüğünü ifade ediyor. Bir devlet düşünün; senin için bacağını kaybetmiş gaziye sahip çıkamamışsın. Ekonomik zorluklardan dolayı kumar oynamış. Bacağını kaybettiği yerde hayatına kıymış orada. Memleket bu hale geldi" açıklamasında bulundu.

 

 

'BATAKLIĞI ORTAYA ÇIKARANLAR, BATAKLIĞI KURUTAMAZ'

Özel, toplumu çürüten en ağır sorunlardan bir tanesinin de çeteler olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu:

"Özellikle 18 yaşın altındakileri istismar eden, eğiten, suça iten ve birer suç makinesi haline getiren çeteler var. Bunlar suçu da büyütüyorlar ve normalleştiriyorlar. Geçen yıl 14 yaşındaki Ahmet Minguzzi katledilmişti. Ardından Alperen Ömer Toprak kardeşimiz, ardından Hakan Çakır kardeşimiz. Son olarak da Atlas Çağlayan evladımız katledildi. Kim yarattı bunu? Kimse anasından katil doğmuyor. İçine doğduğu ortam, oradaki devlet otoritesinin üzerine düşenleri yapmaması, bu çocukları suça itiyor. Suç makinesi haline dönüştürüyor. Ama dönüp de buna da 'Ya bu çocuk yaştadır' dediğinde, bu sefer esas meseleyi de ıskalamış oluyorsun. Bir yandan da meselenin caydırıcılığı var. Boşuna mı 18 yaşından küçükler kullanılıyor? Az ceza alsın diye. Ekonomik şartlar öyle ki bu çocuklar üzerinde çalıştığınızda şu çıkıyor ortaya. 7 kişilik ailesine çete bakıyor. Devlet bakmayınca çete bakıyor. Suçu işleyen çocuğa çete bakıyor. Oradan düş, buradan düş; cezası bitince yeni suç için örgüte yeniden katılıyor."

'HERKESİ BARIŞI VE KARDEŞLİĞİ SAVUNMAYA DAVET EDİYORUZ'

Özel, Suriye'deki gelişmelere ilişkin de, şunları kaydetti:

"Bir yandan bu yakıcı gündemler varken, bir yandan da gözümüz kulağımız Suriye'de. Hep birlikte takip ediyoruz. Komşumuz Suriye, uzun yıllar boyunca derin acılar ve kayıplar yaşadı. Bu durum ülkemizi de derinden etkiledi. Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve istikrarını her zaman savunduk. Tüm inanç ve kimliklerin anayasal güvence altında yaşamasını istedik, istemeye devam ediyoruz. Politikalarımızı ve siyaset dilimizi buna göre kurduk. Ancak Suriye'nin yeniden çatışmalı bir ortama sürüklendiğini üzülerek takip ediyoruz. Bu yüzden diplomasiye, masada oturmaya, verilen mutabakatlara sahip çıkmaya ve herkesin verdiği sözleri tutmasına vurgu yapıyoruz. Suriye'deki gelişmeleri yakından izliyor ve sorumlulukla değerlendiriyoruz. Gerilim ortamının Suriye'ye de Türkiye'ye de bölge ülkelerine de kazandırmayacağı görülmeli, herkes aklıselimle hareket etmelidir. Kolaycı yargılardan bilinçli bir kopuş gerçekleşmeli, serinkanlı, uzun vadeli, barışçıl bir akıl inşa edilmelidir. Bu akıl hepimizin güvenliğini, sürdürülebilir barışı, silahtan ve gözyaşından kalıcı bir kurtuluşu, demokratikleşmeyi, eşitlik temelli kardeşliği ve kalkınmayı sağlayacak olan akıldır. Bu akıl, birbiriyle kardeş olan ülkelerimizin, kimliklerimizin ve inançlarımızın ortak aklıdır. Emperyalist heveslerden ve çıkarlardan hiçbir zaman fayda gelmediği ve gelmeyeceği görülmeli, gerçek kurtuluşun kardeş olan tüm kimliklerimizin ortak gelecek inşasıyla sağlanacağı idrak edilmelidir. Bu anlayışla; Suriye'de taraflar arasındaki mutabakatın kesin bir biçimde uygulanmasını temenni ediyoruz. Herkesi de savaşı körüklemeye değil, barışı ve kardeşliği savunmaya davet ediyoruz." dedi. 

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —