Menü Her Havadis - Tarafsız Güncel Habercilik
Tarih: 25.03.2026 17:56
Keskin : Ağır trafik cezaları vatandaşın en büyük sorunu haline geldi

Keskin : Ağır trafik cezaları vatandaşın en büyük sorunu haline geldi

Facebook Twitter Linked-in

 

Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) ve Malatya Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Şevket Keskin, ekonomik gündeme dair açıklamalarda bulundu. Keskin, akaryakıt fiyatlarının küresel bir sorun olduğunu ancak Türkiye'deki vatandaş ve esnaf için asıl yükün yüksek trafik cezaları haline geldiğini ifade etti. Trafik denetimlerinin bütçeye gelir kaleminden ziyade güvenlik odaklı olması gerektiğini vurgulayan Keskin, cezaların makul seviyelere çekilmesi için Cumhurbaşkanı düzeyinde bir değerlendirme yapılması çağrısında bulundu.

Şevket Keskin, denetimlerin yoğunluğuna ve cezaların sürdürülebilirliğine dikkat çekerek; denetim mekanizmalarının vatandaş üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Özellikle deprem sonrası Malatya'daki yol ve altyapı çalışmalarının sürücüleri zorladığını dile getiren Keskin, şoför esnafı ve küçük işletmelerin bu yükün altında ezildiğini kaydetti.

Şevket Keskin'in konuya ilişkin açıklamasının tamamı şu şekildi:

"Asıl Sorun Trafik Cezaları"

"Bugün gündemde akaryakıt fiyatları var. Elbette petrol meselesi yalnızca Türkiye'nin değil, bütün dünyanın meselesidir. Dünyanın birçok yerinde enerji ve akaryakıt kaynaklı sorunlar yaşanıyor. Ancak Türkiye'de, özellikle de Malatya'da vatandaşın ve esnafın en çok hissettiği sorunların başında artık trafik cezaları gelmektedir. Her köşede radar var, birçok noktada hız sınırı var, MOBESE kameraları var, dron destekli denetimler var. Denetim elbette olsun; buna kimsenin itirazı yok. Ancak uygulamalar öyle bir noktaya geldi ki vatandaş kendisini adeta sürekli ceza tehdidi altında hissediyor. Cezaların tutarı çok yüksek. İnsanların kazancı belli, geliri belli. Buna rağmen her gün yeni bir trafik cezasıyla karşı karşıya kalıyorlar.

Bugün herkes akaryakıt fiyatlarını konuşuyor ama Türkiye'nin de, Malatya'nın da halkın gündelik hayatında en fazla hissedilen sorunlarından biri trafik cezalarıdır. Bu cezaların Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü mevcut haliyle bu yükün altından ne esnafın, ne şoförün, ne de vatandaşın kalkması mümkündür. İnsanlar artık adım atarken, yola çıkarken, şehirler arası seyahat ederken bile tedirgin oluyor. Vatandaşın etrafı adeta trafik cezalarıyla çevrilmiş durumda. Geçmişte bir yılda ya da iki yılda toplanacak kadar ceza tutarı, bugün birkaç ay içinde vatandaşın sırtına yükleniyor. Her gün ceza, her gün yeni bir yaptırım. Bu kadar ağır bir ceza politikası toplumda ciddi bir baskı oluşturuyor. Bunun mutlaka makul seviyelere çekilmesi gerekir."

"Sürücüler Tedirginlik Yaşıyor"

"Karayollarında, duble yollarda, şehirler arası güzergâhlarda hız sınırları ve denetimler yeniden ele alınmalıdır. Çünkü kanunları çıkaranlar başka, o yolları her gün kullanan vatandaş başka şartlar altında yaşıyor. Özellikle ticari araç kullananlar, şoför esnafı ve küçük işletme sahipleri bu yükü çok daha ağır hissediyor. Özel araç sahipleri için de durum farklı değil. Bu cezaların mevcut düzeyi sürdürülebilir değildir. Hükümet yetkililerine, İçişleri Bakanımıza,  ilgili bakanlıklara ve karar vericilere sesleniyorum: Trafik cezaları mutlaka yeniden gündeme alınmalı ve vatandaşın kaldırabileceği seviyelere indirilmelidir. Bugün trafik sigortası ayrı bir yük, trafik cezası ayrı bir yük haline gelmiştir. Bazı rakamlar artık vatandaşın ödeyebileceği sınırların çok üzerine çıkmıştır. İnsanların kazancı ortadadır. Esnaf zaten zor şartlarda ayakta durmaya çalışıyor. Malatya'da hâlâ konteynerde ticaret yapan, hayat mücadelesi veren binlerce esnaf var. Bu insanlara bir de ağır trafik cezaları yükleniyor."

"Vatandaş Potansiyel Suçlu Değildir"

"Vatandaşın söylediği şudur: Akaryakıt fiyatı yükselir, dünya şartlarına göre bir süre sonra düşebilir ya da dengelenebilir. Bu geçici olabilir. Ancak trafik cezası vatandaşın cebine doğrudan ve kalıcı bir yük olarak biniyor. Bir kez yazıldığında bunun geri dönüşü olmuyor. İnsanlar esas sıkıntıyı burada yaşıyor. Bugün bir kişi Ankara'ya gidip gelse, ne kadar dikkat ederse etsin, dönüşte arkasından birkaç ceza geldiğini söylüyor. Sürücüler, kurallara uymaya çalışsalar bile birçok noktada ceza almaktan kurtulamadıklarını ifade ediyor. Özellikle radar uygulamalarının bazı yerlerde sürücüyü önceden uyaracak, yönlendirecek biçimde değil; adeta ceza odaklı kurulduğuna dair yaygın bir kanaat oluşmuş durumda. Yol üzerinde hız sınırı koyuluyor, hemen sonrasına birden fazla radar yerleştiriliyor. Bu durum vatandaşta güven değil, baskı duygusu oluşturuyor.

Hiçbir devlet kendi vatandaşını potansiyel suçlu gibi göremez. Trafik güvenliği için denetim yapılmalıdır, ancak denetimin amacı bütçeye gelir yazmak olmamalıdır. 'Şu kadar ceza keseceğiz' anlayışı doğru değildir. Devlet, vatandaşını sürekli ceza yazılacak bir unsur gibi değil, korunması ve desteklenmesi gereken bir unsur olarak görmelidir. Malatya'nın mevcut şehir yapısına baktığımızda sorun daha da belirgin hale geliyor. Şehrin birçok bölgesinde rezerv alan çalışmaları var. Yollar kapalı, güzergâhlar değişmiş durumda, trafik akışı yer yer düzensizleşiyor. Ana arterler yeterince rahat değil. Tekmezar tarafına çıkın, Çilesiz yoluna çıkın, Mustafa Paşa ve Küçük Mustafa Paşa çevresine bakın; birçok noktada sürücüler zorlanıyor. Bu şartlarda insanlar hangi yolu kullanacağını, nereden döneceğini, nerede nasıl hareket edeceğini güçlükle takip ediyor. Buna rağmen cezai baskı artarak sürüyor."

"Esnafa Destek Olunmalı"

"Ticari araç kullananların durumu daha da ağırdır. Pek çok yerde durak sorunu vardır, çalışma alanları sınırlıdır, gelirler düşüktür; ama yük hep onların üzerindedir. Oysa bu insanlar lüks içinde yaşamıyor. Sadece evine ekmek götürmeye çalışıyor. Vergisini ödüyor, ayakta kalmaya çalışıyor, ailesinin nafakasını kazanıyor. Esnaf bugün zaten çok zor şartlarda ayakta duruyor. Küçük esnaf, kendi emeğiyle geçinmeye çalışırken bir yandan vergi veriyor, bir yandan sigorta ödüyor, bir yandan yüksek maliyetlerle mücadele ediyor. Eğer bir vatandaş kendi emeğiyle geçiniyor, çocuklarının nafakasını çıkarıyor ve devlete yük olmadan yaşamını sürdürüyor ise bu insanlara daha fazla yük bindirmek değil, destek olmak gerekir. Hatta böyle vatandaşlara madalya verilmeli. Bizim çağrımız nettir: Trafik güvenliği sağlansın, denetim olsun, kurallar uygulansın. Ancak cezalar vatandaşın hayatını zorlaştıran, esnafı ayakta duramaz hale getiren bir baskı aracına dönüşmesin. Trafik cezaları yeniden gözden geçirilmeli, şehirlerin mevcut şartları dikkate alınmalı ve özellikle esnaf ile sürücünün taşıyamayacağı yükler hafifletilmelidir."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —